"EGE SANAT DERGİSİ DOSTU " Üyesi Olmak İçin...>>>>>>>

SERGİLER

TİYATRO

KİTAP

MÜZİK
SİNEMA
 

 PROGRAMLAR

KONAK BELEDİYESİ LÜTÜR MÜDÜRLÜĞÜ

İZMİR DEVLET OPERA VE BALESİ

İZMİR DEVLET  SENFONİ ORKESTRASI

İZMİR TÜRK AMERİKAN DERNEĞİ

FRANSIZ KÜLTÜR MERKEZİ

EBRULİ TUR

ETKİN İNSAN

ALES EĞİTİM DANIŞMANLIK

ATİLLA İLHAN KÜLTÜR MERKEZİ

MAVİ YAŞAM

İZMİR B.B. İZMİR SANAT MÜDÜRLÜĞÜ
EGE ÜNİVERSİTESİ 50.YILKÖŞKÜ

www.SepetTurk.com
"Türkiye'nin
sipariş
portalı"

"EGE SANAT DERGİSİ DOSTU " Üyesi olun ....Her ay  İLETİŞİM KİTABEVİ'nden 5  Üyemize 1 Kitap... 2 Üyemize  1    Müzik Albümü Veriyoruz...

KURUMSAL ÜYELERİMİZ

KONAK BELD.BŞK. MİKO SİESTA CAFE HAN TİYATROSU BTA TİYATROSU ETKİN İNSAN
MAVİ YAŞAM ETİK SANAT EVİ ECOLE MÜZİK MER. EBRULİ TUR SERANT SERAMİK
KÖPRÜ GÜZEL SAN. SİM SANAT GÜZEL SAN. OYUN. RENK SANAT EVİ PERİN SANAT GAL.
FRİDA SANAT EVİ İZMİR SANAT CAFE GALERİ EGE KAHVE BAHANE ATTİLA İLHAN K.M.
SİM SANAT İLETİŞİM KİTABEVİ ALES EĞİTİM DANIŞ    

NESRİN ÖNLÜ

TASARIMDA YARATICILIK VE İŞLEVSELLİK

 

Tasarlamak, bir düşünceyi, bir hareketi gerçekleştirmek için zihinde hazırlık yapmak demektir. Tasarlamak, bir şeyin biçimini zihinde canlandırmak olarak tanımlanır. Tasarım denince akla, tasarımlama işi ya da tasarımlanan şekil gelir. Tasarım, istenilen amaca cevap veren bir düşünceyi ifade eder.

Farklı tanımlarla tasarım;

- Bir tasarlama eylemi sonucunda beliren ve asıl yapıtın gerçekleştirilmesi sırasında yönlendirici olan proje, çizim, maket v.s. ürünlerin tümüdür (8).

-Tasarım önceden var olmayan yeni ve yaralı şeyler meydana getirmeyi içeren yaratıcı bir etkinliktir (3).

Tasarı ise, tasarlanan düşünce biçiminin ilk kaleme alınmış şeklidir. Zihinde tasavvur halinde olan ve tam kesinliğini alamamış durumda bulunan bir tasarımın anlaşılabilmesi için, onun söz, çizgi, şekil v.b. öğelerle kağıt üzerinde ilk konumuna bürünmesi tasarıdır. Yani kağıt üzerinde ilk ortaya konan yazılı metin ya da biçim. İlk ortaya konan tasarının bir araya getirilip mükemmelleştirilmiş son şekline de 'TASAR' adı verilir.
'Herhangi bir tasarım tasarı haline gelip, daha sonra geliştirilse bile ortaya çıkan son şekle her zaman TASAR demek doğru değildir. Bir çalışmaya tasar diyebilmek için bir amaca hizmet etmesi, fikir ürünü olması ve içinde yaratıcılık bulunması gerekir'. Bu nedenle, bir tasarımcının ortaya koyduğu tasarımın TASAR olarak kabul edilebilmesi için, çalışmanın belirli bir amaca hizmet etmesi, bilinçli bir düşünce sonucu ortaya çıkarak işlevsel olması, alışılmışın ötesinde ve daha önce hiç yapılmamış ya da benzerlerinden çok farklı bir görsellik taşıyarak kendine has bir özelliği olmalıdır. Çalışma ya da ürün yaratı içermelidir.
Sanat yapıtlarında estetik nitelik ve buna bağlı olarak özgün olma koşulu ön planda olmasına rağmen,' Tekstil 'gibi kullanım amaçlı olan ürünlerin tasarımında işlevsel olma zorunluluğu eş değer bir öneme sahiptir. Kullanım amacıyla seri olarak üretilmedikçe, söz konusu yapıt, malzemesi tekstil olan, estetik değerlerle bezeli özgün bir sanat objesinden başka bir şey olmayacaktır.

Kullanıma yönelik ürünlerde işlevsellik büyük öneme sahip olmakla birlikte, tıpkı sanat yapıtlarında olduğu gibi yaratıcılık da aynı öneme sahiptir. Gerçekte, düşündüğümüzde, yaşantımızı içeren her alanın özünü yaratı oluşturur. Var olduğumuzdan buyana, bizi ilgilendiren her alanda meraklı oluşumuz yaratıcılığın bir göstergesidir. Yaratıcılık merak demektir. Kişisel girişim gerektirir. Dışa açıktır. Katılığı kabul etmez. Bağımsızlık ve özerklik demektir.

Yaratıcılık tasarımla bağdaştırıldığında, yaratıcılıkta ürünün değeri başkalarının beğenisinde değil, kendi özündedir. Yargı kaynağı ürünün kendisidir. Önemli ola yaratıcı özümü doyuracak bir şey yaratabilmektir. 'Yaratıcılık, yeni ve geçerli fikirlerin yaratılmasıyla sonuçlanan bir düşünce sürecidir'(5).
Yaratı yapan tasarımcının kendisine sorması gereken sorular vardır. Bunlar;
-Yaratıcı fikirler ileri sürüp onu somutlaştırabildim mi? Bir başka değişle 'Yaratıcı özümü doyuracak bir şey yapabildim mi?'
-Duygumu, düşüncemi, acımı yada sevincimi, ürünün amacını doğru yansıtabildim mi?

Tasarımcı, başkaları tarafından görülmeyen iç potansiyelleri gerçekleştirebiliyor, görülmeyeni görüyor ise yaratıyor demektir. Yaratıcılık, öğeler ve kavramlarla oynayabilme, hünerle işleyebilme anlamına gelmektedir. Yaratı yapabilen bir tasarımcı yaratıcı düşünceye sahip demektir. Yaratı, ortaya konan son ürünle kendini göstermez. 'Tasarlamak' tan 'Tasar' aşamasına kadar geniş bir süreçte yer alır. Bu nedenledir ki, bir tasarımcı yaratı sürecinde tasarımın her aşamasını paralel bir düzende yürütmek için açık ve net bir biçimde düşünebilmelidir. Çünkü yaratı çok yönlülük ve farkındalık ister. Yaratıcı kişinin çevresinde olup bitenlere karşı duyarlı, genel algılaması kuvvetli, detayları görebilen analizci bir göze sahip olması gerekir. 'Yaratıcılık karşılaşma ile ortaya çıkar ve karşılaşma merkez olarak alınırsa anlaşılabilir'(6). Yaratıda, tasarımcı ile karşılaştığı obje arasında bir ileti söz konusudur. Obje yaratıcı kişiyi-tasarımcıyı harekete geçirir. Kendi yaratıcı iç potansiyelleri sayesinde karşılaştığı objelerden seçim yapar. Bu seçimi zihninde şekillendirerek düşünceye dönüştürür. Yaratıcılık içeren, açmak gerekirse, diğerlerinden farklı olan, hissedilmeyeni ortaya koyan, farkındalık içinde olabilecekleri önceden tahmin ederek tasarlanan düşünce gerçekleştirilirken, bir amaca erişebilmelidir. Bu da işlevsellikle bütünleşir.

İşlev, en basit tanımı ile ortaya konan ürünün bir amaca hizmet etmesidir. Diğer bir tanımla, referans ettiği şeyin istenilen sonucudur. Su koymak için içi boş, silindirik bir kap tasarlarız. Herhangi bir şeyi kesmek için bir ucu keskin bir metal. Eşyalarımızı saklamak için içi boş raflar olan bir dolap ya da sandık. Vücudumuzu örtmek için, iplikleri bir araya getirerek bir tekstil yüzeyi.Bu nedenledir ki, biçim ve işlev bir bütünlük içinde olmalıdır. Biçim fonksiyonu izlerse ve fonksiyon istenilen sonuç ise, biçim amacına ulaşmış demektir.
İşlevini yerine getirmesi esas olan bir üründe işlev, tasarlama sürecinde özellikle estetik öğeler kazandırmada sınırlayıcı bir unsur olabilmektedir. Hatta, işlev yaygın olarak, objelerin görünümünü sınırlayan tüm faktörleri örtmek için de kullanılmaktadır.
Nesneleri işlev yükleyerek tasarlarken, bir yandan da onları insanlaştırmayı düşünürüz. Bir bıçağın kestiğini, bir kabın su taşıdığını, bir kumaşın örttüğünü v.b. Aslında tasarlama sırasında onlara yüklediğimiz fonksiyon, tüketici olarak nitelendirdiğimiz alıcıya 'bardağa su konur, bıçak keser, kumaş örter' i öğretmektir.
Çağımızda iyi bir tasarım kolaylık demektir. İyi bir tasarım estetik tasarım ve işlevselliğin başarılı birlikteliğinin yansımasıdır.
Bu kapsamda, yaratıcı kişi, yeni biçimlere, yani yeni simgelere, yeni formlara yönelebilmelidir. Onlara diğerlerinden farklı bir anlam yükleyerek, şekil vererek özdeki fonksiyonu-işlevi yerine getirmesini sağlamalıdır.
Örneğin, yazlık giysilik bir kumaş tasarlarken kumaşın öncelikle vücudu serin tutması gerektiği, bu nedenle de bu işlevi yerine getirebilecek tekstil materyallerinden dokunması esastır. Tasarım sürecinin yaratı aşaması kumaş tasarlanırken iki farklı boyutta kendini gösterebilir. Estetik unsurlar göz önüne alınarak, daha önce kimsenin tasarlamadığı bir kumaş yüzeyi oluşturmak, teknik unsurlar dikkate alınarak, tekstil materyalini çok farklı bir konuma getirerek hem serinletici özelliğini arttırmak hem de son derece hafif ve hava geçirgenliği olan bir kumaş yaratmak.
Günümüzde bir ürün tasarlamada genel yaklaşım kullanıcının çok yönlü ihtiyaçlarına cevaplar veren standart ürün tasarlanması şeklindedir. Böyle bir yaklaşım ilk bakışta yaratıcılığı köstekler gibi görünse de tam tersi yaratıcı sürece daha fazla sorumluluk yükler. Çünkü, hem standart bir ürün tasarlanarak seri olarak üretilmeli, hem de kullanıcıya kişisel seçim olanağı vermelidir.

Tasarımcı böyle bir yaklaşımda her zamankinden daha fazla dışa dönük, duyarlı ve gözlemci olmalıdır. Yeni biçimlere, yeni simgelere yönelebilmelidir. Onlara yeni bir anlam yükleyerek, şekil vererek özdeki işlevini yerine getirmesini sağlamalıdır.
Bir amaca hizmet eden, işlevselliği olan ürünlerde en iyi tasarımlar ihtiyaçtan doğar. Yaratıcılık ilk bakışta estetik görünümle, güzellikle zihinde bağlantı kursa da, işlevsellikle doğru orantılıdır.
Kullanım amaçlı ürünlere yönelik tasarımda yaratıcılı ve işlevsellik vazgeçilmez bir ikilidir ve iki konumda ele alınabilir.
Birincisi;
Öncelikle ürünün bir amaca hizmet edecek işlevselliğini düşünerek, ürüne estetik görünüm kazandırmayı yani estetik yaratıcılığı ürünü işlevsel hale getirdikten sonra irdelemek,
İkincisi;
İşlevselliği ve yaratıcılığı bir bütün olarak düşünüp, hem ürünün işlevselliğini yaratıcı düşünceyle daha da geliştirmek, hem de ona estetik bir boyut katmak.
Birinci konumda, ürünün işlevselliği tasarlamanın başlangıcından itibaren bellidir. Örneğin kışlık bir kumaş tasarlanacaksa, kumaşın ana işlevi soğuk havalarda sıcak tutmasıdır. Tasarlama süreci başlangıçtan son ürüne kadar söz konusu işlevi yerine getirmek amacıyla gelişim gösterir. Ham madde, iplik seçimi, kumaş sıklığı, örgü türü v.b.
Bu amaçla, sadece ısıtıcı özelliği olan, kaliteli yün iplikten dokunacak düz renkli bir kumaş tasarlanabileceği gibi, estetik yaratıcılığı tasarım sürecine katarak, ısıtma fonksiyonunu yerine getirmekle birlikte, kumaş görsel olarak da son derece renkli, farklı dokuda tasarlanabilir. Yaratı, bu tür bir tasarlamada, işlev ve bağlı olarak genel form başlangıçta belli olduğu için, işlevsel özelliği yok etmeden, genel forma yeni bir biçim ve estetik öğeler kazandırmak için tasarımcısının sanatçı kimliğinde harekete geçecektir.
Benzer örnek bir evlilik yüzüğü için de verilebilir. Yüzük, sol elin yüzük parmağına geçecek şekilde içi boş bir halka şeklinde olmalıdır. Daha sonraki aşamada, yüzüğe verilecek form, kullanılacak materyal, yüzüğün üzerini süsleyecek öğeler yaratıcı bir süreci gerektirecektir. Bu süreçte amaç, benzerlerinden farklı olmasıdır. Bu da yukarıda söz edildiği gibi kişisel yaratının ortaya çıkması demektir.
İkinci durumda yaratıcı düşünce hem işlevsellik hem de estetik görünüm açısından benzerlerinden çok farklı bir ürün tasarlamayı hedefler. İşlevsellikte yaratıcılık ön plana çıktığında en iyi tasarımlar ihtiyaçtan doğar.
Çay koyarken damlatan bir çaydanlık kullanan bir kişi şu soruyu sorar.'Neden damlatmayan bir çaydanlık yok'?Aynı şekilde, kışlık bir giysi alan bir tüketici giysinin ağırlığın şikayetci olup,'neden hem ısıtan hem de daha hafif olan bir kumaştan dikmiyorlar sanki?' diye düşündüğünde yaratıcı düşünceyi harekete geçirir. Farkındalığı üst düzeyde, gözlemi ve araştırmacı yönü kuvvetli olan bir tasarımcı çaydanlık örneğinde, yaratıcı düşüncesini öncelikle damlatmayan bir çaydanlık tasarlamaya yönlendirecek, ikinci aşama olarak estetik yaratısını harekete geçirecektir. Diğer örnekte de tasarımcı, hem son derece hafifi ve ısıtıcı-hafiflik yaratı sürecindeki ana hedeftir- hem de görsel olarak diğerlerine benzemeyen güzellikte bir kumaş tasarlamayı hedefleyecektir.
Tasarımcı her iki durumda da yaratıcılık ve işlevsellik bütünlüğünde aynı zamanda, uygun malzeme seçimi, renk ve doku seçenekleri, son ürünün kullanım yerini, tasarlanan ürünün kalitesini, hitap edeceği sosyal kesimi, günün moda eğilimlerini de göz önünde bulundurmalıdır. Özellikle endüstriyel ürünlerde ürünün fabrikasyon üretim olacağı da yaratıcı-işlevsel süreçte önemli bir noktadır. Kimi zaman bu aşama kısıtlayıcı da olabilmektedir. Örneğin, kumaş tasarımında farklı bükümlü fantezi ipliklerin atkı yönünde kullanılması tercih edilir. Çözgüde kullanımları sakıncalıdır. Amacı, işlevi olan herhangi bir ürünü belli bir firma için tasarlıyorsanız ve diyelim ki sizin tasarladığınız özellikleri üretim aşamasında firmanın yetersiz donanım nedeniyle üretmesi olanaksızsa tasarım amacına ulaşamaz. Ya da siz bu yetersizliği göz önüne alarak daha kısıtlı koşulda tasarım yapmak durumundasınızdır.
Tasarımda yaratıcılığı ve işlevselliği kısıtlayan en önemli konu ise ekonomik etkidir. Özde ürünün maliyeti tasarım sürecindeki en etkin halkadır. Bu etkiyi, işin içinde sanatsal yaratı da olduğu için ne kadar inkar edersek edelim, bireysel olarak ekonomik etki bilinçaltımızda daima vardır ve bizi yönlendirir. Dolaylı ya da dolaysız, tasarım sürecinde yaratı-işlev bütünlüğünde çoğu kez sınırlayıcı olabilmektedir. Ekonomik sınırlayıcılık kimi zaman tasarlanması ve hayata geçirilmesi çok basit gibi görünen bir ürünü işin içinden çıkılmaz hale getirebilir.
Zihinde tasarlanan düşünce kağıt üzerine başarı ile geçirilebilse bile, uygulama aşamasında, işlevini tam olarak yerine getirebilmesi ya da istenilen estetik görünüme ulaşabilmesi için gerekli malzemelere ulaşmak ekonomik açıdan çok güç olabilir.

Tasarlama sürecinde ekonomi de dahil tüm aşamalar yerine getirilip son ürüne ulaşılsa da, bunlar ürünü tek başına başarılı kılmaz. Tasarlanan ürünün kullanıcıya ulaşması, eşdeğer rakipleri ile rekabet edebilmesi gerekir. Ürünün kullanıcıya ulaşması aşamasında kullanıcı tarafından beğenilip alınması tasarlanan ürünün asıl başarısıdır. Böyle bir durumda tasarlanan ürünün kullanıcıya en iyi şekilde sunulması gerekir. Bu da ürünün kimliğinden, ambalajına ve tanıtımına kadar(özellikle endüstriyel ürünlerde) geçen süreci içerir ve her aşaması yaratıcı düşünce ürünüdür. Tasarlanan ürünler aynı zamanda tanıtım ve dikkat çekmek amaçlı olarak satıldıkları mağazaların vitrinlerinde tüketicinin beğenisine sunulmaktadır. Tanıtımın ve dikkat çekerek beğeninin alma isteği uyandıracak kadar en üst düzeye ulaşması başarılı bir vitrin tasarımı ile olasıdır. Ve bu tasarım silsilesi insanı ilgilendiren her alanda aralıksız devam eder. Paralel olarak yaratıcı düşüncede sürekli iş başındadır.


KAYNAKÇA
1-BEVLİN, Elliott Marjorie, DESIGN THROUGH DISCOVERY, Holt Rinehart and Winston,1977,Newyork,sayfa 2.
2- GÜNGÖR, İ.Hulusi, Temel Tasar, Çeltük Matbaacılık, İstanbul,1972 ,sayfa 2.
3-Hasdoğan, Gülay, ' Tasarım Kavramının Hukuktaki Gelişimi ve Endüstriyel Tasarımların Korunmasına İlişkin Ülkemizdeki Yasal Düzenlemeye Yansımaları',Tasarımda Evrenselleşme, 2.Ulusal Tasarım Kongresi Bildiri Kitabı, İTÜ Yapı Endüstri Merkezi,1996, s.23.
4- KAGAN, M.,ESTETİK VE SANAT DERSLERİ, Çeviren: Aziz Çalışır, İmge Kitabevi,1993,Ankara.
5- KÜÇÜKERMAN, Prof. Önder, Endüstri Tasarımı/Endüstri İçin Ürün Tasarımında Yaratıcılık, Yapı-Endüstri Merkezi Yayınları, İstanbul,1996, sayfa 63.

6- MAY, Rollo, YARATMA CESARETİ, Metis Yayınları, İstanbul,1991 ,sayfa:92.

7- PYE, David, THE NATURE AND AESTHETICS OF DESIGN, The Herbert Pres, 1978, London.
8-SÖZEN, M., TANYELİ, U.,Sanat Kavram ve Terimleri Sözlüğü,Remzi Kitabevi, İstanbul, 2003,s.231.
9- YAVUZ(YAVUZER),Halide S., YARATICILIK,Boğaziçi Üniversitesi,İstanbul,1996.


 

KÖŞE YAZILARI

BEDRİ KARAYAĞMURLAR
HÜLYA NUTKU
HALİL YOLERİ
BEYHAN ÖZDEMİR
MEHMET ASLAN
NEJLA UYANIK
ŞADAN GÖKOVALI
ALPASLAN BİLEN
ALEV TURANLI ÇAMSARI
NESRİN ÖNLÜ
FÜSUN ÇÖVENOĞLU
SAVAŞ ÜNLÜ
İSMAİL BARIŞ ÖZPAZARCIK
MİNE ERSEL
NEŞE TEKİN
MURAT KARAMANOĞLU
RÜÇHAN GÜREL
MEMDUH ÖZDEMİR
MURAT ŞAHİN
SİZE ÖZEL WEB SİTESİ YAPIYORUZ... ÇOK ÖZEL FİYATLAR İÇİN..>>>>>>>>>>